MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın 22 Eylül’de basın toplantısı ile duyurduğu ve kamuoyunda “af teklifi” olarak değerlendirilen yasa teklifi, dün (24 Eylül) meclise sunuldu. Ama bu teklif, kamuoyunun beklentisini karşılamaktan uzak olduğu gibi amaç – sonuç bakımından da büyük çelişkiler barındırıyor. İş bu yazıda maddeler halinde dikkatimi çeken hususları paylaşacağım.

1. Öncelikle ifade edelim ki; bu teklif, bir af teklifi değildir. Sanıklar ve hükümlüler bakımından, nihayetinde cezaevinde yatacakları süreden (infaz süresinden) 5 yıl indirim yapılması teklif edilmektedir. Bu indirim de tamamen bir indirimi değil sahip oldukları denetimli serbestlik süresine 5 yıl eklenmesi şeklinde uygulanacaktır. Basit bir örnekle; 1 Ocak 2016 tarihinde işlediğiniz bir suçtan dolayı 20 yıllık kesinleşmiş bir cezanız var. Bu cezanın infaz süresi 10 yıl. Bu sürenin son 24 ayını denetimli serbestlik kapsamında dışarıda geçireceksiniz. Dolayısıyla 10 yıllık infaz süresi, 8 yıla düşmüş oluyor. Şimdi bu süreden 5 yıl daha düşecek. Böylece 3 yıl cezaevinde kalacaksınız ve 7 yıl da denetimli serbestlik kapsamında kalacaksınız.

2. Feti Yıldız basın toplantısında, bu yasa teklifinin gerekçesini şu şekilde izah etmişti: “Hazırladığımız kanun teklifinin amacı, FETÖ mensubu hakim ve savcıların geçmişte adalet mekanizması ve adalet duygusunda açtığı yaraların onarılmasıdır. Hain FETÖ örgütünün adalet sistemimiz içerisinde yapmış olduğu kadrolaşmanın sağladığı avantajla siyasi, ideolojik ve ekonomik olarak hasım gördüğü kişileri hukuk dışı yöntemlerle tasfiye, cezalandırma ve yok etme yollarına başvurduğu bilinen bir hakikattir. Örgüt, binlerce kişiyi haksız yere cezalandırmış ve telafisi mümkün olmayan mağduriyetlere sebep olmuştur. Bu hukuksuz uygulamanın tamamına Türk toplumu tanıktır.”

3. Teklifle ilgili ilk aldatmaca burada başlıyor. Bu kanundan yararlanan kişilerin aldıkları ceza hükümleri geçerli olmaya devam edecek. Dolayısıyla mahkumiyetin tüm hukuki sonuçları da bu sistemden yararlananlara uygulanmaya devam edecek. Başka bir deyişle; bu teklif yasalaşırsa, bu yasadan yararlanan kişiler, hukuken “hükmü kesinleşmiş mahkum” olmaya devam edecek. Madem bu kişileri, ihraç edilen hakim ve savcıların mağdur etti; neden tamamen aklanmalarını sağlayan bir sistem (af) getirmiyorsunuz?

4. Öne sürülen gerekçenin doğruluğu – yanlışlığı tartışmasından bağımsız olarak ortaya çıkan ikinci aldatmaca suç tasnifinde ortaya çıkıyor. Gerçekten bu hakim ve savcılar sanıkları mağdur ettiyse neden suçlar bakımından ayrıma gidildi? Bu yargı mensupları sadece teklifin kapsamı içinde kalan suçların sanıklarını mı mağdur ettiler, diğer sanıkları mağdur etmediklerinden nasıl emin olabiliyorsunuz? Burada tam bir komedi hali de var: Feti Yıldız, “kasten adam öldürmenin teklif kapsamında olmadığını” söylüyor ama uygulamayı; kasten adam öldürme suçundan 24 yıl ceza alma senaryosu üzerinden örnekleyerek gazetecilere anlatıyor.

5. Diğer bir aldatmaca; mağduriyetin sadece sanıklara yönelik olduğu düşüncesi. Bu yargı mensuplarına yönelik iddianız doğruysa, neden sadece sanıkların mağdur edildiğini düşünüyorsunuz, müştekilerden mağdur olanların olmadığı fikrine nasıl vardınız? Madem bu yargı mensupları art niyetle mahkumiyet hükümleri kurdu; beraat hükmü kurmadıklarını nasıl biliyorsunuz?

6. Diğer bir gariplik de kapsam içine alınan suçlar için öngörülen suç tarihi. Darbe teşebbüsünden sonra kısa süre içinde yaklaşık 4 bin hakim savcı ihraç edildi. O zaman neden bu teklif için öngörülen tarih 19 Mayıs 2018. Toplu ihraçlardan sonra görevine devam eden ve altın çağını yaşadığı söylenen Türk yargısı halen mağdur üretmeye devam mı ediyor?

7. Kapsam içine alınan suçların infaz süresi bakımından da aldatmaca devam ediyor. Burada çok fazla teknik detaya girmeden şunu ifade edelim. Mevcut sisteme göre, özel veya istisnai suçlar hariç; (I) 01.07.2016 tarihinden önce işlenen suçlar için infaz süresi, verilen cezanın yarı oranında uygulanıyor ve denetimli serbestlik süresi 24 ay, (II) 01.07.2016 tarihinden sonra işlenen suçlar içinse infaz oranı 2/3 ve denetimli serbestlik süresi de 12 ay.

8. Buna bağlı olarak, 2 örnekle durumu izah edelim:

  • 30 Haziran 2016 tarihinde işlenmiş bir suçtan 15 yıl ceza alan bir kişinin infaz süresi; 7 yıl 6 ay. Bu süreden 24 ay denetimli serbestlik süresini düştüğünüzde, cezaevinden yatılacak süre 5 yıl 6 ay oluyor. Bu süreden de MHP’nin teklifi gereğince 5 yıl daha düşülecek. Hükümlü sadece 6 ay cezaevinde kalarak 15 yıllık cezasını çekmiş olacak.
  • 1 Temmuz 2016 tarihinde işlenmiş bir suçtan 15 yıl ceza alan bir kişinin infaz süresi ise 10 yıl. Bu süreden 12 ay denetimli serbestlik süresini düştüğünüzde cezaevinde yatılacak süre 9 yıl oluyor. Bu süreden de MHP’nin teklifi gereğince 5 yıl daha düşülecek. Bu hükümlü ise 4 yıl cezaevinde kalarak 15 yıllık cezasını çekmiş olacak.
  • MHP’nin teklifi bu adaletsizliğe de bir çözüm getirmemiş.
Binlerce insan her dönem siyasallaşmaya teşne bir yargı tarafından mağdur edildi

Bu hali ile bu teklifin, bir yaraya merhem olması mümkün değil. Toplumsal barışa katkı sağlamasını beklemek de zaten imkansız. Kaldı ki infazda iyileştirme getirilen suç tipleri, genel olarak “adi suç” olarak tanımlanan suçlar. Bu tür suçlar nedeniyle cezaevinde olan ama Rahşan Affı olarak bilinen uygulama tahliye olan kişilerin büyük çoğunluğunun kısa sürede başka suçlara karıştığı hususu da uzun süre gündem olmuştu.

9. Teklifin son dikkat çekici aldatmacası da; 5 yıllık bu yeni denetimli serbestlik süresinde, sanığın veya hükümlünün yeni bir suç işlemesi halinde, 5 yıllık sürenin de infazının yapılacağına ilişkin maddesinde. Tekrar başa dönecek olursak, ihraç edilen yargı mensupları bu kişileri mağdur etmişse neden böyle bir maddeye ihtiyaç var?

* * * * *

Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşımı daha doğru bir yaklaşımdır. Devletin, kendine karşı işlenen suçlar için bir tasarruf yapması daha ahlakidir.

Daha önce bu blogda neden af çıkarılması gerektiği konusunda bir yazı yayınlamış ve bu yazıya gelen bazı eleştirileri başka bir yazı ile yanıtlamıştım. Bu konuda halen aynı fikirdeyim. Ülkemizin acilen tüm asli ve fer’i sonuçlarını kapsayacak şekilde kapsamlı bir af uygulamasına ihtiyacı var. 

●○•○●

Yazıyı beğendiyseniz / paylaşmak isterseniz aşağıdaki tweeti, retweet edebilirsiniz: