Türk toplumunda, Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili en olumsuz iki vakıa; Fatih’in “kardeş katline” dair kanunnamesi ve Kanuni’nin Şehzade Mustafa’yı öldürtmesidir. Oysa bu vakıalar onlarca uygulamanın basit birer örnekleridir.

Uzun süredir merak ettiğim bu konu ile ilgili merhum Çetin Altan’ın “Tarihin Saklanan Yüzü” adlı eserini okuduğumda ise aslında olayın vahametinin çok daha büyük olduğunu, dehşet içinde farkettim. Söz konusu kitap birçok yerli ve yabancı kaynağa dayanarak hazırlanmış. Ben de bu konu da basit bir liste yapmak istedim. Ortaya çıkan tablo; cinayetler silsilesi üzerine kurulmuş bir cihan imparatorluğundan ibaret.

Kurucusu Osman Bey’den, son padişah Vahdettin’e kadar tahttan indirilen on dört padişah ve öldürülen sayısız şehzadeye ilişkin liste şu şekilde:

Kurucu Osman Bey, kendisine rakip olabileceği düşüncesi ile doksan küsür yaşındaki amcası Dündar Bey’i bizzat öldürmüştür. Kan akıtılarak yapılan ilk infaz da budur.

2’nci padişah Orhan Bey, siyasi saikle kimseyi öldürmemiş ve öldürtmemiştir.

3’üncü padişah I. Murat; kardeşleri Halil ve İbrahim’i ve merhum ağabeyi Süleyman Paşa’nın oğlu Melik Nasır’ı öldürtmüştür. Ayrıca kendine isyan ettiğini düşündüğü oğlu Savcı Bey’in önce gözlerini dağlatmış sonra da da öldürtmüştür. Bu nedenle evladını öldüren ilk padişah olmuştur.

4’üncü padişah Yıldırım Beyazıt; kardeşi Şehzade Yakup’u boğdurtmuştur. Ayrıca Yıldırım Beyazıt; savaşta esir düşüp tahtından indirilen ilk ve tek Osmanlı padişahıdır. Yıldırım Beyazıt esir düştüğünde hayatta altı oğlu bulunmaktaydı. Yenilgiden sonra oğullar arasındaki mücadele Çelebi Mehmet’in iktidara hâkim olmasıyla kısmen sonra ermiştir.

5’inci padişah Çelebi Mehmet (I. Mehmet); kardeşi İsa’yı boğdurtmuş, kendi hükümranlığına ilan eden Şehzade Musa da ağabeyi Süleyman’ı boğdurtmuştur. Şehzade Musa ise Çelebi Mehmet’ten kaçarken su arkına düşüp boğuldu. Ankara Savaşı’nda kaybolduğu veya öldüğü düşünülen Şehzade Mustafa ise 1418’de ortaya çıkmış ve ancak Beyazıt’ın öz oğlu olmasına rağmen “Düzmece Mustafa” olarak anılmış ve önü kesilmiştir. 1. Mehmet’in ölmesi üzerine, cesedinin iç organları sökülüp içi boş ceset tahnit edilerek yatırıldığı yatakta sanki canlıymış pozu verilerek kırk gün Edirne sarayında saklanmıştır. Sebebi ise Düzmece Mustafa olarak anılan Beyazıt’ın oğlu ve Çelebi Mehmet’in kardeşi Şehzade Mustafa’nın tahta çıkmasının engellenmesidir. Nitekim o dönem Amasya’da olan Şehzade Murat, Bursa’ya gelince Çelebi Mehmet’in ölümü ilan edilmiş ve Murat tahta çıkmıştır.

6’ncı padişah II. Murat; amcası Şehzade Mustafa’yı, 13 yaşındaki öz kardeşi Şehzade Mustafa’yı öldürtmüş ve daha küçük yaştaki diğer iki kardeşi Mahmut ile Yusuf’un gözlerini çıkartmış ama öldürtmemiştir. II. Murat da babası gibi inme inerek ölmüş ve yine babası gibi ölümü uzun süre gizlenmiştir. Oğlu II. Mehmet, Manisa’dan Edirne’ye gelince ölümü açıklanmıştır.

7’nci padişah II. Mehmet (Fatih); henüz süt emen Şehzade Ahmet’i boğdurtmuştur. Ayrıca Fatih, “karındaşların, nizam-ı âlem içün katlitmek münasibdir” kanunnamesini yayınlamıştır. Ayrıca oğulları Beyazıt ve Cem’in ayaklanmaması için onların birer oğlunu yani torunlarından ikisini yanında rehin tutmuştur.

8’inci padişah II. Beyazıt ile kardeşi Cem arasındaki iktidar kavgasında mağlup olan Cem Sultan, Rodos şövalyelerine sığınmıştır. Cem Sultan, 7 yıl boyunca, Rodos şövalyeleri, Fransa Kralı ve Papalık arasında tutsak olarak dolaştırılmış ve serbest bırakılmaması için II. Beyazıt tarafından, Rodos şövalyelerine, Fransa Kralı’na ve Papa’ya yılda 40 bin altın ödenmiştir. 7 yılın sonunda, 300 bin altın ödeme karşılığında, Cem Sultan, Fransa Kralı tarafından öldürülmüştür. Ayrıca Cem Sultan’ın büyük oğlu Oğuz Han’ı da boğdurtmuştur. Cem’in diğer oğlu Murat da yaşadığı Rodos, Kanuni Sultan Süleyman zamanında fethedilince oğlu birlikte Kanuni tarafından boğdurulmuştur.

9’uncu padişah Yavuz Sultan Selim; babası II. Beyazıt’ı çekilmeye zorlayarak başa geçmiştir. II. Beyazıt, Yavuz’a tahtı bırakırken “Sana karşı koymadıkları sürece kardeşlerini öldürme” vasiyetinde bulunmuştur. Yavuz ise ilk önce babasını zehirleyerek öldürtmüştür. I. Beyazıt’tan sonra zorla tahttan indirilen ikinci padişah da II. Beyazıt olmuştur. Daha sonra Yavuz, çok önceleri ölmüş ağabeylerinin çocuklarını boğdurmaya başlamıştır. İlk önce merhum Şehzade Şehinşah’ın oğlu Mehmet’i, merhum Şehzade Mahmut’un oğulları Musa, Emin ve Orhan’ı ve merhum Şehzade Alemşah’ın oğlu Osman’ı boğdurtmuştur. Sonra da hayattaki iki ağabeyi Korkut ve Ahmet’i öldürtmüştür. Bir süre sonra da yanında rehin tuttuğu Korkut’un oğlunu öldürtmüştür. Ahmet’in oğullarından Süleyman ile Alâeddin, Kahire’ye kaçmış ve orada vebadan ölmüşler. Murat ise Şah İsmail’in yanına kaçmış ve orada ölmüştür. Kasım da Memluk Sultanı’nın yanına kaçmıştır. Yavuz Selim, Mısır’ı feth edince Kasım orada öldürülmüş ve kesine başı Yavuz Selim’e götürülmüştür.

10’uncu padişah Kanuni Sultan Süleyman’ın erkek kardeşi olmadığı için kardeş katli de hiç olmadı. Hatta o zamana kadar gizli tutulmuş bir erkek kardeşi (Üveys Paşa) olduğunu öğrenmiş ve ona asla dokunmamış ve Yemen’e beylerbeyi olarak atamıştır. Kendisine sorulan “Onu niçin fitne ihtimaline binaen öldürtmediniz?” sorusuna da “Gönlümdeki Allah korkusu o işe daima engel olmuştur” cevabını vermiştir.  Bu nedenle Kanuni, ellerini kana bulaştırmadan iktidara gelmiş İkinci Osmanlı hükümdarı sayılır. Ama aynı Kanuni; Şehzade Mustafa ve Beyazıt’ı onların çok küçük yaştaki oğullarını ve büyük amcası Cem’in oğluyla torunlarını öldürtmüştür.

mustafa
Şehzade Mustafa’nın boğdurulması (Hünernâme, II, TSMK, Hazine, nr. 1524, vr. 181a)

11’inci padişah II. Selim; iktidar kavgası nedeniyle kimseyi öldürtmemiş ikinci padişahtır.

12’nci padişah III. Murat; tahta çıktığı gün, saraydaki beş erkek kardeşi Şehzade Süleyman, Şehzade Mustafa, Şehzade Cihangir, Şehzade Abdullah ve Şehzade Osman’ı öldürtmüş ve cenazelerini babası ile beraber defnettirmiştir. III. Murat’ın, kırkı aşkın kadından toplamda 104 ile 114 arasında çocuğu olmuştur. Ama öldüğünde arkasında tam kırk yedi tane çocuk bırakmıştır.

13’ncü padişah olan III. Mehmet ise en kanlı padişah olmuştur. On dokuz erkek kardeşinin tamamını, babasından ve erkek kardeşlerinden hamile kalmış yedi cariyeyi aynı gün öldürtmüştür. Ayrıca, büyük oğlu Şehzade Mahmut’u ve onun annesini boğdurtmuştur. Böylece I. Murat ve I. Süleyman’dan sonra oğlunu öldüren üçüncü padişah olmuştur.

14’üncü padişah I. Ahmet; tahta çıktığında 14 yaşında idi. Tahta çıktığında çocuğu olmadığı gibi sünnet dahi olmamış olan I. Ahmet, kardeşi Mustafa’yı boğdurtmak istemiştir. Ancak saray ahalisi tarafından “kendisi çocuk sahibi olmadan ölürse Osmanlı tahtına çıkacak kimse olmayacağı zaten Mustafa da akılca zayıftır size bir ziyanı dokunmaz” diyerek ikna edilmiş ve Şehzade Mustafa kafes adı verilen bir yere kapatılmıştır. Böylece Fatih’in resmileştirdiği “kardeşin kardeşi öldürme” kanunnamesi, I. Ahmet’in küçüklüğü sayesinde bir süreliğine uygulamadan kaldırılmıştır. I. Ahmet’in diğer bir özelliği yedi oğlundan üçünün padişahlık yapmış olmasıdır.

Ayrıca I. Ahmet’le başlayan dönemde şehzadelerin öldürülmesi usulü hemen hemen rafa kaldırılmıştır. Şehzadeler hapsedildikleri kafeste, yaş sırasına göre padişah olma gününü beklemeye başladı. Çetin Altan; “Her padişahın en büyük oğlunun tahta çıktığı “primogenitur” düzeni, Kanuni’den I. Ahmet’e kadar sürmüş; sonra da -olayların zorlamasıyla- yerini “seniorat” düzenine bırakmıştı. Saltanat babadan sadece büyük oğula değil, yaş sırasına göre kardeşten kardeşe de kalmaya başlamıştı.” demektedir.

Prof. Ahmet Mumcu, “seniorat” düzeninin, yeni bir siyasal cinayet türü ortaya çıkardığını ifade ediyor: “Kardeş katlinin kalkması, başka çeşit bir katlin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Sarayda, Özel dairelerinde bir çeşit hapis hayatı yaşayarak, saltanat sıralarını bekleyen şehzadeler, sınırlı sayıda cariyeler ile temasta bulunabilirlerdi. Bu cariyelere temastan önce ve sonra çeşit çeşit, gebeliğe engel olucu ilaçlar içirilirdi. Eğer bu ilaçlar gebeliği önleyemezse o zaman çocuk, doğar doğmaz, derhal öldürülürdü. Bu çirkin geleneğin ne zaman kalktığını kesin olarak bilemiyoruz. Herhalde XIX. yüzyıl başına kadar devam etmiş olmalıdır.” Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı da “Osmanlı Devleti’nde Saray Teşkilatı” isimli kitabında bu konuyu şöyle anlatmıştır: “Şehzadeler bu kafes hayatında hizmetindeki cariyelerle vukua gelen temasta cariye gebe kalıp çocuk doğurursa, doğan çocuk derhal ifna edilirdi.” Yani kardeş katli ortadan kalkmıştı ama bu sefer yoğun şekilde yeğen katli düzeni başlamıştı.

15’inci padişah I. Mustafa (Deli Mustafa); kardeşi I. Ahmet’in ölümü üzerine tahta çıkmıştır. Aslında I. Ahmet öldüğünde yedi şehzade bırakmıştı ama en büyük Şehzade Osman daha 13 yaşındaydı. Bu nedenle ilk kez bir padişahın ölümünden sonra tahta, oğlu değil kardeşi çıktı. Ancak I. Mustafa yıllarca kaldığı kafeste delirmişti ve cinneti saklanamayacak bir duruma geldiğinden, üç ay on gün sonra tahttan indirildi. Bu nedenle I. Mustafa, kendi iradesi dışında tahttan indirilmiş üçüncü padişah oldu.

16’ncı padişah II. Osman (Genç Osman); 14’üncü padişah I. Ahmet’in en büyük şehzadesi idi ve 13 yaşında tahta çıktı. Genç Osman’ın tıpkı babası gibi 6 erkek kardeşinin tamamını kafese kapattırdı. Sonra da en büyük kardeşi Şehzade Mehmet’i boğdurttu. Genç Osman, yeniçeriler tarafından devrilip öldürmüştür. Böylece Osmanlı padişahları arasında tahttan indirilmiş dördüncü ve indirildikten sonra da öldürülen ilk padişah olarak tarihe geçmiştir (Yavuz’un babasını zehirleyerek öldürtmesi vakası da sayılırsa öldürülen ikinci padişahtır). Sonrasında tahta (aynı zamanda 15’inci padişah olan) Deli Mustafa ikinci kez çıkmıştır. Ancak Deli Mustafa, akli dengesini tümden yitirmişti. Bu nedenle Deli Mustafa, ikinci kez tahttan indirildi.

17’nci padişah IV. Murat; 14’üncü padişah I. Ahmet’in diğer şehzadesi idi ve tahta çıktığında 11 yaşında idi.  IV. Murat da önce, ağabeyi II. Osman gibi kardeşlerine dokunmadı. Ancak sefere çıkarken, iktidarı kaybetme endişesi ile kardeşlerinden Beyazıt, Süleyman ve Kasım’ı öldürttü. Sadece en küçük kardeşi Şehzade İbrahim kafes hayatı sürmeye devam etti. Onu öldürmeme sebebi ise çocuk sahibi olmaması nedeniyle ölümü halinde tahta çıkması içindi.

18’inci padişah İbrahim; IV. Murat’ın kardeşi ve 14’üncü padişah I. Ahmet’in en küçük şehzadesiydi. Ancak amcası Deli Mustafa gibi akli dengesi yerinde olmadığından, O da Deli İbrahim olarak bilinmektedir. Sekiz yıllık iktidarından sonra tahttan indirilip zindana kapatılan Deli İbrahim; zorla tahttan indirilen dördüncü ve öldürülen ikinci padişahtır. Babası I. Ahmet gibi Deli İbrahim’in de diğer bir özelliği oğullarından üçünün padişahlık yapmış olmasıdır.

19’uncu padişah IV. Mehmet; Deli İbrahim’in 7 yaşındaki büyük oğlu idi. Avlanmayı çok sevdiği için Avcı Mehmet olarak da bilinir. Babaannesi Kösem Sultan’ın kendisine yönelik komplosunu öğrenince babaannesini öldürttü. Avcı Mehmet de tahtından zorla indirildi ve zorla indirilen beşinci padişah oldu.

20’nci padişah II. Süleyman; 18’nci padişah Deli İbrahim’in diğer oğlu ve 19’nci padişah IV. Mehmet’in kardeşidir. Ağabeyi Avcı IV. Mehmet’in hükümdarlığı boyunca 39 yıl kafeste hapis yatan II. Süleyman bu sefer kardeşi Avcı IV. Mehmet’i ve onun oğulları Mustafa ve Ahmet’i kafese kapattırdı.

21’inci padişah II. Ahmet; Avcı IV. Mehmet ve II. Süleyman’ın diğer kardeşidir. 43 yıl kafeste kaldıktan sonra padişah olan II. Ahmet’in ömrü sadece üç buçuk yıl padişah olmaya yetti.

22’nci padişah II. Mustafa; 19’uncu padişah Avcı IV. Mehmet’in büyük şehzadesidir. İktidarda sekiz yıl kalabilen II. Mustafa; babası, dedesi ve dedesinin büyük ağabeyi gibi yeniçerinin ayaklanmasıyla tahttan indirilmiştir. 22 padişah içinde, tahttan indirilen yedinci padişah olmuştur.

23’üncü padişah III Ahmet; II. Mustafa’nın kardeşi ve IV. Mehmet’in oğludur. Yeğeni Sultan İbrahim’i boğdurttuğu iddia edilse de bu konu tartışmalıdır. Patrona Halil isyanı ile tahttan indirildi ve tahttan indirilen sekizinci padişah oldu.

24’üncü padişah I. Mahmut; 22’inci padişah II. Mustafa’nın oğludur. 24 yıl hüküm süren I. Mahmut döneminde görece sükunet sağlanmış ve imparatorluğun gerileme süreci de bir nebze durdurulmuştur. I. Mahmut, eceliyle ölmüş ve herhangi bir siyasi katle izin vermemiştir.

25’inci padişah III. Osman; II Mustafa’nın diğer oğlu ve I. Mahmut’un kardeşidir. 51 yıl kafeste kaldıktan sonra padişah olan III. Osman; küçük amcası III. Ahmet’in oğlu ve aynı zamanda kendi yeğeni veliaht Şehzade Mehmet’i boğdurtmuştur. Böylece tahta çıkmadan öldürülen son veliaht şehzade de Mehmet olmuştur.

26’ncı padişah III. Mustafa; 23’üncü padişah III. Ahmet’in 27 yıl kafeste kalan oğludur.  O döneme ilişkin herhangi siyasi katl kaydı yoktur. Ancak kafeste kalan şehzadelerin çocuklarının öldürülme geleneğinin devam ettiği bilinmektedir.

27’nci padişah I. Abdülhamid; 26’ncı padişah III. Mustafa’nın kardeşi ve 23’üncü padişah III. Ahmet’in 50 yıla yakın süre kafeste kalan oğludur. I. Abdülhamid, önceki padişah ve abisi III. Mustafa’nın oğlu Şehzade Selim’e kendisinden önceki padişahların tersine, oldukça iyi davrandı. Kafes hayatı yaşamasına rağmen Şehzade Selim’in iyi bir eğitim almasını sağladı.

28’inci padişah III. Selim; 26’ncı padişah III. Mustafa’nın oğludur. Ancak Kabakçı Mustafa isyanı ile tahttan çekilmek zorunda kaldı. Böylece devrik padişahların dokuzuncusu oldu.

29’uncu padişah IV. Mustafa; I. Abdülhamid’in oğlu ve III. Selim’in amca oğludur. IV. Mustafa, önceki padişah III. Selim’i tekrar kafese göndermiş daha sonra da boğdurtmuştur. Bazı kaynaklarda ise hançerle öldürüldüğünden bahsedilir. Ayrıca IV. Mustafa, küçük kardeşi Şehzade Mahmut’u da öldürmek istemiş ama o kaçmayı başarmıştır. Alemdar Mustafa Paşa, sarayı basarak IV. Mustafa’yı tahttan indirmiştir. Böylece IV. Mustafa tahttan indirilmiş padişahların onuncusu oldu.

30’uncu padişah II. Mahmut; abisi IV. Mustafa’nın infaz emrinden kurtulup sonrasında tahta çıkmıştır.  II. Mahmut, kafese kapatılan IV. Mustafa’yı boğdurttu. Yavuz’un zehirleyerek öldürttüğü babası II. Beyazıt’ı saymazsak IV. Mustafa; Genç Osman, Deli İbrahim, III. Selim’den sonra öldürülmüş padişahların da dördüncüsü oldu.

31’inci padişah Abdülmecit; II. Mahmut’un 16 yaşındaki oğludur. Dönemin vezir-i azamı Mehmet Paşa “tahtın, büyük kardeşten sonra gelen kardeşe değil de, doğrudan babadan oğula geçmesi” gerektiğini anlatıp küçük kardeşi Şehzade Abdülaziz’i boğdurtması için baskı yapsa da Abdülmecit bu teklifi reddetmiştir. Sultan Abdülmecit, yirmi iki yıl tahta kalıp devrilmeden öldü. Osmanlı’nın son dört padişahının babası olup, en çok sayıda oğlu padişahlık yapan kişidir.

32’nci padişah Abdülaziz; Sultan Abdülmecit’in kardeşi ve II. Mahmut’un diğer oğludur. Tahttan zorla indirilen Abdulaziz devrik padişahlardan on birincisi idi ve öldürülen son padişahtı. Tahttan indirildikten dört gün sonra bilekleri kesilmiş ölü olarak bulundu.

33’üncü padişah V. Murat; 31’inci padişah Sultan Abdülmecit’in oğlu ve II. Mahmut’un torunudur.  4 aylık hükümranlığı oldu. Osmanlı tarihi boyunca en az süre yönetimde kalmış olan padişahtır. Kardeşi II. Abdülhamit’in de içinde olduğu bir operasyonla “akıl sağlığı yerinde olmadığı” gerekesiyle tahttan indirildi ve ölünceye kadar 18 yıl boyunca kafeste kaldı. Devrik padişahlardan on ikincisi oldu.

34’üncü padişah II. Abdülhamit; 31’inci padişah Sultan Abdülmecit’in oğlu, II. Mahmut’un torunu ve önceki padişah V. Murat’ın küçük kardeşidir.  31 Mart vakası ile tahttan indirildi ve sürgüne gönderildi. Devrik padişahlardan on üçüncüsü oldu.

35’inci padişah Sultan Reşat (IV. Mehmet); 31’inci padişah Sultan Abdülmecit’in oğlu, II. Mahmut’un torunu ve önceki padişahlar V. Murat ve II. Abdülhamid’in diğer küçük kardeşidir. Sultan Reşat şehzadeliği zamanında, birçok bakımdan kontrol altında tutulmuş olsa da V. Murat döneminde de II. Abdülhamid döneminde de kafese kapatılmamıştır. Ayrıca Meclis kararıyla padişah olarak atanan tek padişahtır. 9 yıllık hükümranlık döneminde kafes ve siyasi katl konusunda herhangi bir uygulaması olmadığı bilinmektedir.

36’ncı ve son padişah Vahdettin (VI. Mehmet); 31’inci padişah Sultan Abdülmecit’in oğlu, II. Mahmut’un torunu ve önceki padişahlar V. Murat, II. Abdülhamid ve Sultan Reşat’ın diğer küçük kardeşidir. 4 yıllık hükümranlık döneminde kafes ve siyasi katl konusunda herhangi bir uygulaması olmadığı bilinmektedir. Mondros Mütarekesi ve sonrasında gelişen olaylar nedeniyle sürgüne gönderilmiştir. Devrik on dördüncü padişah olduğu gibi türbesi Türkiye’de olmayan tek padişahtır.

Sonuç olarak;

  1. Otuz altı padişahtan on dördü, çeşitli sebeplerde devrilmiş ve yarısından fazlası öldürülmüştür.
  2. Osmanoğulları ailesi ile akrabalık bağı olan kişilerden vezirler ve daha alt rütbeli kişiler hariç 100’den fazla kişi öldürülmüştür.
  3. Kafesteki şehzadelerin doğan çocuklarının ölümlerine ilişkin sayı ise bilinmemekle birlikte Prof. Dr.  İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya göre 200’den fazla bebek ve 50’den fazla hamile cariye öldürülmüştür.
  4. 36 padişahtan 7 veya 8 tanesinin herhangi bir siyasi katli yoktur.

Devlet-i Osmaniye gerçekten Âli miydi?

●○•○●

Yazıyı beğendiyseniz / paylaşmak isterseniz aşağıdaki tweeti, retweet edebilirsiniz: